Tarihçe

“Alaylı Tiyatrosu”, İbrahim Yarar öncülüğünde Aslı Onuş, Tülay, Vahdi Saçlı ve Turan Şahin’le kuruldu. İlk oyunları, Aziz Nesin’in Yaşasın Kavuniçi… Sahnedeki oyuncuların nerdeyse tamamı tiyatroyla ilk sefer tanıştılar. İlk sefer Alaylı Tiyatrosu’yla sahne aldılar. Celil Toksöz ve Şaban Ol gibi deneyimli-profesyonel tiyatroculardan destek aldılar. Önemlidir bir amatör tiyatro için profesyonellerden fikir ve destek alınması.

Yıl 1996… Hollanda’da tiyatro toplulukları nerdeyse yok denecek kadar azdı. Genelde ya bir dernek çatısı altında ya da semi-profesyonel topluluklar vardı.

Rotterdam, tarihinde üç tiyatro tanıdı. İkisi Hollandaca eser çıkaran “Dostlar Tiyatrosu” ve “Rotterdam Yaşıyor”, üçüncüsü gençlik tiyatrosu “Modern Komikler”. Fazla uzun ömürlü olmadı. Seyirci ve tiyatro anlayışı o zamanlar farklıydı.

“Alaylı” bu farklılık içinde doğdu. Tiyatronun, özellikle amatör tiyatronun olmadığı bir dönem, dünyanın en büyük limanında bir amatör tiyatro demir attı. Kısa zamanda adını duyurdu ve seyircisini oluşturdu. “Alaylı”, peş peşe oyunlar çıkarmaya başladı. Genellikle Türk edebiyatından ve tiyatrosundan oyunlar sahnelediler. En beğenilen oyunu, Orhan Kemal’in o muhteşem Müfettişler Müfettişi’ydi… Kadro büyümüştü artık… Birbirinden yetenekli yirmi beş genç, İbrahim Yarar yönetiminde ve rejisinde Rotterdam’da 600 kişilik salonda kapalı gişe sergiledi… Oyun bitimi seyirciler dakikalarca ayakta alkışladılar. Herkes mutlu, herkes yaptıkları işten, sergiledikleri oyundan keyif alarak unutulmaz bir tiyatro serüveni yaşadı. Oyun Hollanda’da birçok şehirde sahnelendi.

“Alaylı Tiyatrosu” içerisinde bazı çatlaklıklar yaşandı. Belki de yaptıkları işin zorluğunun bilincinde değillerdi veya farklı çalışmalar yapmak istiyorlardı. Bir grup oyuncu kadrodan ayrıldı. Kimi başka tiyatrolara gitti kimi de tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı. Bir diğer gerçekse, genç oyuncular hayata atılarak, evlenerek veya çalıştığı işleri dolayısıyla bırakmak durumunda kaldılar tiyatroyu.

Yönetici kadro, İbrahim Yarar dışında olduğu gibi ayrıldı. İbrahim Yarar yeni bir kadro kurdu. Kadro eskilere göre daha gençleşmişti. Türkiye’den eserlerin yanı sıra, Hollanda’ya yönelik temalar seçerek de oyunlar çıkarıyordu.

Oyuncu kadrosu gençleşirken önemli bir değişim de oyuncuların çoğunun bura doğumlu olması ya da çok küçük yaşta Hollanda’ya gelmeleri. Doğal olarak da Türkçelerinin oldukça zayıf olması ve diksiyon gibi sorunlarının yaşanması. Tiyatronun bir gerçek yanı var ki tiyatro aynı zamanda konuşma sanatıdır. Gençlerin Türkçelerini geliştirmesi ailelerine ayrıca sevinç kaynağı oldu. Gençler, heveslerini alınca başka hobi arayışlarına girerler ya da –meşhur sorun gereği– evlenince elini eteğini çekerler.

İbrahim Yarar bir süre ekip çalışmasına ara verdi. Sonuçta kendisi de yılların deneyimli oyuncusu ve yönetmeniydi. Tek kişilik oyunlar çıkarmaya başladı. Derdim ki, Demedim mi?, Dede Korkut ve Gılgamış oyunlarını oynadı ve tek kişilik Orhan Veli Veli’nin Oğlu oyununu yönetti. İçinde ekip ruhu barındırdığı ve alaylı tiyatrosundan geldiği için, “Alaylı Tiyatrosu”nda genç oyuncu adaylarıyla yeni bir ekip kurdu. Alaylı gençleri bu sefer sadece oynamayacak, yazma yeteneklerini de ortaya sunacaklardı. Kabare formatıyla gençlerle beraber kabare tiyatrosu yapmaya başladı. Artık kemikleşmiş bir seyircisi ve gün geçtikçe artan seyircisi vardı.

Ekonomik olarak devletten destek almadan oyunlar çıkaran “Alaylı Tiyatrosu”na en büyük desteği seyirci dışında kuşkusuz “Sahne Sanat Kurumu” vermekteydi. Amatör tiyatronun ekonomik sorunları olsa da her sene iki oyunla seyircinin karşısına çıkmayı başardı. Artık “Alaylı Tiyatrosu” Hollanda’da amatör tiyatro alanında ciddi bir marka olmuştu. İbrahim Yarar ise tanınmış bir tiyatro adamı.

1996’dan bugüne geri dönüp bakmaya korkacak kadar yıl bırakmıştı “Alaylı Tiyatrosu”. Kocaman bir yirmi yıl. Az değil. Kocaman yirmi yılda nice oyuncu adayları geldi, nice oyunlar sahnelendi nice gösteriler sergilendi. Dün sıfır seyircisi varken bugün nereye gitse kapalı gişe oynayan “Alaylı”, toplum içinde önemli bir ses oldu.

İbrahim Yarar 1984 yılında Karaman Gençlik Tiyatrosu ve Yunus Emre tiyatrosuyla başladığı tiyatro serüvenine Rotterdam’da 30’un üzerinde oyun sergileyerek devam etti. Gündüzleri çiçek serasında çalışarak, lokantada çalışarak, İboSNACK’te çalışarak hayatını sürdürürken, hafta sonlarını tiyatroya adadı. “Alaylı”nın 20’nci yılı, İbrahim Yarar’ın da 32’nci tiyatro yılı. Zaman zaman profesyonel tiyatroculara kızsa da her zaman mütevazılığını korudu ve emeğini ekmek bölüşür gibi paylaştı.

En son, Gastorie-Onun Hikâyesi’ni yönetti…

Biz bu yazıyı yazarken yeni ve eski ekiple 20’nci yıl için Orhan Kemal’in Müfettişler Müfettişi oyununa çalışmaktaydı. Yine 25 kişilik dev bir kadroyla ve yine amatör heyecanla provalardaydı. “Alaylı” 20 yaşında bir delikanlı…